Embed

AMERİKAN PORNOSU

 

AMERİKAN PORNOSU

 

Libya’da yaşanan son olaylar ve Muammer Kaddafi’nin yaralı halde linç edilmesi 21. yüzyılın ilk çeyreğinde emperyalizmin yeni kanlı senaryolarından biri olarak tarihe düşüldü. 

Arap alemine reva görülen bu senaryoyu kınıyor ve lanetliyorum. Irak’ta Saddam Hüseyin ve arkadaşlarına olduğu gibi Kaddafi de naklen yayınla ve tüm dünyaya seyrettirilerek öldürüldü.

Bu olaylar, rejisi okyanus ötesinde yapılan birer pornografidir. Müslüman Ortadoğu ve Afrika ülkelerinin gelmişine, geçmişine sövülmekte, tarihinin, benliğinin, toplumsal dokusunun, kimliğinin ırzına geçilmektedir. Emperyalizm çarkını bozacak ülkelerde rejim karşıtlarından hazır kıtalar oluşturmakta o ülkelerde iç savaş çıkarmaktadır. 

Oluşan savaş ortamına demokrasi ve insan hakları sosu ekleyip dünya gündemine servis etmektedir. Rejisör’ün (ABD) işmarıyla ilgili ilgisiz kimi bölge ülkeleri (BOP figüranları) arka planda demokrasi türküsü söylemekte, demokrasi yiyip demokrasi s.çmaktadır. 

Barack Hüseyin, Hillary ve insan müsvettesi Sarkozy henüz sonlandırılan Libya filmini izledikten sonra birbirlerini tebrik etmişlerdir. Ortadoğu’nun kimi ülkeleri ağızlarına verilen sakızı çiğnemiş ve Libya’ya demokrasi! gelmesi nedeniyle memnuniyetlerini dile getirmişlerdir. 

Geçmişte, Irak’ta Saddam Hüseyin ve arkadaşları öldürülürken de yüreğimi bir sıkıntı ve utanç kaplamıştı. Cezalandırmak başka bir şey. Ama bir diktatör de olsa uygar dünyada kimse böyle bir aşağılanmayı hak etmemektedir. Her şey canlı yayınlarla gerçekleşiyor, küfürler arasında devrik lider ve arkadaşları idam ediliyordu. 

Saddam Hüseyin’in üvey kardeşi Barzan İbrahim El Tıkriti idam edilirken başı kopmuştu. Her yaştan kimseler için izlenmesi sakıncalı olan bu yayınlar tüm dünyaya izlettirildi. Uygulanan senaryo insanlığımızdan bir şeyleri çekip koparmıştı. Sanki Freddy’nin kabusları musallat olmuştu hayatımıza. ABD’nin amacı da buydu zaten. Toplumları korkutmak ve zihnini iğdiş etmek. Tavuğu sersemken öpmek. Şalter Sam Amca’nın elinde olsun. Yeri geldiğinde ışıklar sönsün. Arap Araplığını bilmesin. Yalnızca bir b.k olduğunu düşünsün. Acem’i, Türk’ü ulusal onurdan yoksun olsun. Kafka’nın “Dönüşüm” öyküsündeki Gregor Samsa gibi böcekleşsin. 

Şimdi, iyi aile çocuğu ABD utanmadan ve sıkılmadan Libya’yadaki demokrasiden söz ediyor. Kaddafi’yi tekbirler eşliğinde yerlerde sürükleyen, diktatörün çıplak ve kanlı bedenini cep telefonlarına kaydeden patlak gözlü ve sakallı tiplere dikkat ettiniz mi? İşte Libya’nın yeni demokratları ağzından salyalar akan bu ilkel bedevilerdir. Libya’da demokrasi kültürü bulunmamaktadır. Muhaliflerin yamyamlığı son olaylarda bariz biçimde açığa çıkmıştır. Ne acıdır ki, Libya’nın en uygar kişisi yine aynı zamanda diktatörü olan Kaddafi’ydi. Kaddafi diktatör olduğu için değil, emperyalizme karşı dik durduğu için öldürüldü. 

Kaddafi’yi deviren muhaliflerin ABD ve Fransa karşısındaki pozisyonunu tarif etmeyeyim. Biraz ayıp kaçar. Her müstehcen filmde rastlayacağımız pozisyonlardan. Ortadoğu’da naklen yayınlarla toplu tecavüzler yaşanmaktadır. Tecavüze uğrayan, dişleri sökülen bizatihi İslam’ın kendisidir. Her Müslüman yere düştükçe ilk alkışlar öteki İslam ülkelerinden gelmektedir. 

Avrupa’nın aşağılık medyası Kaddafi’nin ardından ağlayanları kamufle etmekte, sokağa dökülüp bayram yapanları göstermektedir. Kaddafi’ye yapılan saldırıyı neredeyse ot.zb.r çekerek kutlayan bedeviler toplumsal ve ulusal onurdan yoksun olduklarını aleme ilan etmişlerdir. Savaş döneminde Irak’ın kültürel mirası yıkılmış, sonrasında doğal zenginlikleri yağmalanmıştı. Aynı akibet Libya’yı beklemektedir. Libya daha bir yüzyıl bu lekeyi alnından silemeyecektir. 

Kaddafi’nin linç edilmesini “Libya’ya demokrasi geliyor” diye alkışlayan bazı üçüncü dünya ülkelerine gelince. Onlar zaten lekeli yaşamaya alışkınlar. Kendi g.tlerini kurtardıklarına şükrediyorlar. Peki, bu çirkefi lanetleyen hiçbir dünya ülkesi olmadı mı? Tek insanca tepki okyanus ötesinden, Güney Amerika ülkesi Venezuela’dan geldi. 

Daha önce, İsrail Gazze’yi vurunca Yahudi diplomatı şutlayan (sınır dışı eden) Hugo Chavez kardeşim Libya saldırısını da aynı ilkeler temelinde kınadı ve muhaliflerin kurduğu Ulusal Geçiş Konseyi’ni tanımadığını ilan etti. Kendisine saygılarımı sunuyorum. Tecavüzü izleyen İslam alemine kapak olsun.

 

Hasan Vasfi Altay

Odatv.com

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!